Türk araştırmacılar, ter ve nemden enerji üretebilen, doğada çözünebilen esnek batarya geliştirdi. Giyilebilir sağlık cihazları için çığır açan bu teknoloji Science Advances’ta yayımlandı.
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin’in yer aldığı uluslararası bir ekip, insan teri ve ortam neminden enerji üretebilen, doğada çözünebilen yeni nesil bir batarya teknolojisi geliştirdi. TÜBİTAK destekli proje kapsamında ABD’de North Carolina State University’de çalışmalarını yürüten Şahin, bu teknolojiyle giyilebilir sağlık cihazlarında yeni bir dönemin kapılarını araladı.
North Carolina State University, University of North Carolina at Chapel Hill, Rice University ve Necmettin Erbakan Üniversitesi araştırmacılarının ortak imzasıyla bilim dünyasına kazandırılan batarya, geleneksel kimyasal pillere çevre dostu bir alternatif sunuyor. Esnek yapısı sayesinde vücudun farklı bölgelerine kolayca yerleştirilebilen sistem, insan teri veya ortam nemi gibi kaynaklardan enerji elde edebiliyor.
Laboratuvar testlerinde, geliştirilen bataryanın bireyin fizyolojik verilerini algılayarak Bluetooth üzerinden merkezi bir sisteme kesintisiz veri aktarımı yapabildiği kanıtlandı. Bu teknoloji, uzaktan sağlık hizmetleri (telemedicine) uygulamaları için önemli bir altyapı oluşturma potansiyeli taşıyor.
Prof. Dr. Şahin, uzaktan sağlık hizmetlerinin gelecekte kritik bir rol oynayacağını belirterek, giyilebilir sağlık teknolojilerinin sürekli veri üreterek hastaların sağlık durumlarının uzaktan takibini kolaylaştıracağını vurguladı. Modern sağlık cihazlarının enerji ihtiyacını karşılamak için şarj edilmesi gereken veya çevreye zarar veren kimyasal piller yerine, doğada kendi kendine çözünebilen, esnek ve çevreye duyarlı bir pil geliştirmenin hedeflendiğini aktardı.
Şahin, tasarlanan bataryanın vücudun her bölgesinde esneyebildiğini ve o bölgedeki nemle kendi kendine enerji üretebildiğini ifade etti. Nabız ölçer gibi giyilebilir cihazlara entegre edilen bataryanın, gerekli enerjiyi doğal yollarla üreterek kullanıcının fiziksel aktivitelerini aynı anda bir merkeze aktarabildiğini bilimsel deneylerle gösterdiklerini belirtti.
Bu çalışmanın yalnızca bilimsel bir yayının ötesinde, teknoloji transferi açısından da önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Şahin, dünyanın önde gelen araştırma gruplarıyla çalışma fırsatı bulduklarını ve Türkiye’nin araştırma potansiyelini bu iş birliğiyle birleştirdiklerini kaydetti. Elde edilen sonuçların devamı niteliğinde yeni çalışmaların da sürdüğünü ekledi.
Prof. Dr. Şahin, çalışma süresince Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın görev yaptığı University of North Carolina at Chapel Hill’de de çeşitli akademik temaslarda bulunduğunu ve Sancar ile bir araya gelme fırsatı yakaladığını sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]