Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, şirketin 2050 net sıfır hedefine ulaşma yolunda yenilikçi çevreci teknolojiler ve GES yatırımlarını detaylandırdı.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, şirketin iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında yenilikçi çevreci teknolojilere ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık verdiğini duyurdu. Şahin’in açıklamaları, 4-7 Haziran’da gerçekleştirilen Sıfır Atık Festivali ve 5-7 Haziran’da düzenlenen Sıfır Atık Forumu’na Türk Telekom’un destek verdiği dönemde geldi. Bu kapsamda Sivas’ta faaliyete geçen güneş enerjisi santrali (GES) ile şirket, elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 15’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladı.
Türk Telekom, sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerine entegre ettiğini belirtti. Şirket, iklim değişikliğiyle mücadelede enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve karbon yönetimi alanlarında aktif çalışmalar yürütüyor. Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar birçok alanda çevre dostu çözümler üretiyor.
Akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle şirket, farklı alanlarda sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Bu projeler, iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiriyor. Türk Telekom, Sıfır Atık Festivali ve Sıfır Atık Forumu’nu destekleyerek sıfır atık bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileriyle güneş enerjisi gibi kaynaklara yönelen Türk Telekom, enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Sivas’taki 1300 dönümlük arazi üzerine kurulan GES, yıllık 128 megavatpik (MWp) enerji üretim kapasitesiyle faaliyete geçti. Bu yatırım, mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 15’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama kapasitesi sunuyor.
Şirket, Malatya ve Ağrı’da da GES yatırımlarını sürdürmeyi planlıyor. Toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde yaklaşık 530 MWp kurulu güce sahip üç güneş enerjisi santralini devreye almayı hedefliyor. Türk Telekom, bu yatırımlarla yıllık 800 gigavatsaat enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı ve yaklaşık 350 bin ton karbon salımının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan şirket, girişim sermayesi şirketi TT Ventures aracılığıyla E4 Şarj elektrikli araç şarj ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye genelinde kurulan şarj istasyonlarıyla elektrikli araç kullanıcılarına hizmet sunuyor. Mobil baz istasyonlarında da karbon emisyonlarını azaltan yeni nesil yeşil şebeke teknolojilerini yaygınlaştırıyor.
Türk Telekom, veri merkezlerinde çevreci sistemler kullanarak enerji verimliliğini artırıyor. Şirket, 2030’a kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050’de net sıfır hedefine ulaşmayı planlıyor.
Türk Telekom, iklim değişikliği ve su yönetimi alanındaki performansıyla uluslararası değerlendirmelerde öne çıkıyor. Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan ‘A’ notunu 2025’te de korumayı hedefliyor. Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında ise ‘A-‘ notu aldı.
CDP Türkiye 16. İklim ve Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen şirket, şeffaf raporlama anlayışı ve veri odaklı yönetim stratejisiyle küresel liderler arasında yer aldı. Düşük karbonlu ekonomiye geçişe yönelik çalışmaları da ödülde etkili oldu.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, teknolojiyi sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü araçlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Şahin, çevresel sorumluluğu tüm faaliyetlerinin merkezine aldıklarını vurguladı. Enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, akıllı şehircilik uygulamalarından çevre dostu teknolojilere kadar birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Şahin, bu yıl “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla düzenlenen forumun, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde ortak bir farkındalık zemini oluşturduğunu aktardı. Türk Telekom, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve teknoloji odaklı çözümlerini COP31 platformuna taşımaya hazırlanıyor. Şirket, geri dönüşümü destekleyen uygulamalarla atık oluşumunu azaltmayı ve operasyonel süreçlerde çevreyle uyumlu yaklaşımları yaygınlaştırmayı hedefliyor. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde GES yatırımlarını tamamlayarak çevresel etkilerini en aza indirmeyi planlıyorlar.
Reklam & İşbirliği: [email protected]